Porto'nun tarihi dokusunu korumakla turizm baskısını dengelemek her geçen gün daha çetin bir savaşa dönüşüyor. Şehrin simgesi Sé bölgesinde kısa dönemli turistik kiralama (yerel konaklama) meselesi öyle bir noktaya geldi ki, artık istisnalar bile kolay kolay kabul görmüyor.
İşin ilginç yanı, bu kez kurallara takılan taraf Porto Piskoposluğu oldu.
Yüzde 15 Sınırı ve Sé’nin Gerçeği
Belediye kurallarına göre bir mahallede yerel konaklama oranı %15’i geçtiğinde orası doğrudan kısıtlama alanı ilan ediliyor ve yeni ruhsatlar durduruluyor. Sé bölgesinde ise bu oran şu an tam %39,3 seviyesinde. Yani mahallenin neredeyse yarısı turistlere kiralanmış durumda.
Buna rağmen Piskoposluk, UNESCO Dünya Mirası listesindeki alanda yer alan Büyük Ruhban Okulu’nu yenileyip bahçesine 53 odalı yeni bir konaklama tesisi kurmak için 16 milyon euroluk dev bir proje hazırladı.
Belediye Kapıyı Kapattı, Mahalleli Ayakta
Porto Belediye Meclisi, bu talebe çok net bir tavır koydu:
İmar Planına Uyumsuzluk: Ruhban okulunun mevcut tarihi ve dini yapısının ticari bir otel işletmesiyle bağdaşmadığı belirtildi.
İstisna Gerekçesi Yetersiz: Kısıtlı bölgelerde yalnızca şehre özel kamu yararı sağlayan projelere istisna tanınıyor; belediye bu projede böyle bir gerekçe görmedi ve ruhsat talebini reddetme niyetini iletti.
Halkın Tepkisi: Proje sadece bürokrasiye değil, doğrudan semt sakinlerine de çarptı. Tarihi bahçelere dokunulmaması ve mahalle ruhunun korunması için şimdiden 2.300’den fazla imza toplandı.
Piskoposluk başta "manastır konaklaması" dediği projeyi önce 3 yıldızlı otele çevirip, tepkiler üzerine tekrar ilk tanıma döndürse de belediyenin net tutumu Sé sokaklarında dengelerin kolay kolay esnetilmeyeceğini gösteriyor. Şehrin tarihi kimliğini koruma çabası, en güçlü kurumların planlarından bile ağır basıyor.
Kaynak: Público / Martin Galvão (21 Ağustos 2026)
Detayları okumak için kaynağı ziyaret edebilirsiniz.
Kaynağa Git ↗