Lizbon denince akla gelen ilk yerlerden biridir Baixa. Sokak müzisyenleri, tramvay sesi, vitrinlerden yayılan taze pastel de nata kokusu... Ancak son zamanlarda o eski, huzurlu havanın yerini ne yazık ki hissedilir bir tedirginlik almaya başladı. Geçtiğimiz günlerde bir fırında tatlı seçen 42 yaşındaki İsveçli bir turistin iki kişi arasında çıkan kavgada göğsünden vurulması (neyse ki hayati bir tehlikesi yok), bölgede bir süredir için için yanan ateşi iyice alevlendirdi.
Olayın yaşandığı akşam saatlerinde panikle dükkanlara sığınan turistler ve neye uğradığını şaşıran çevre esnafı, artık "Burası nereye gidiyor?" diye sormaya başladı.
Rua Augusta’da Neler Değişti?
Yıllardır Baixa sokaklarında dükkan işletenlerin anlattıkları aslında tablonun aniden bu hale gelmediğini gösteriyor. Ünlü Rua Augusta üzerinde çalışan esnafla konuştuğunuzda ortak dert hep aynı: Sokakta polis devriyeleri görünse de suç olayları hız kesmiyor.
Günlük rutin haline gelen hırsızlıklar: Vitrinlerin zorlanması, dükkandan eşya kapıp kaçmalar ve kalabalıkta cüzdan avına çıkan yankesiciler esnafı bezdirmiş durumda. Günde iki üç kez dükkana güvenlik görevlilerinin girdiğini, hırsız kovaladığını görmek artık sıradanlaştı.
Turistlerin hissettiği baskı: Şehri gezmeye gelen insanların sokakta rahatça yürüyememesi, sürekli birilerinin tacizine veya baskısına maruz kalması başkentin ruhuna hiç yakışmıyor.
Geri dönen eski dertler: Sokak aralarında park halindeki araçlardan yapılan hırsızlıkların yeniden hortlamış olması, güvensizlik hissini evlerin kapı önüne kadar taşıyor.
Talepler Çok, Yanıt Yok
Bölgenin bağlı olduğu Santa Maria Maior Mahalle Konseyi Başkanı Maria João Correia da durumun ciddiyetini açıkça dile getiriyor. Polisin sokakta görünür olmasının önemli olduğunu ama tek başına yetmediğini vurguluyor.
Aylardır dile getirilen çok net ihtiyaçlar var:
Sokakları kör noktalardan kurtaracak kapsamlı bir kamera takip sistemi (CCTV),
Yetersiz ve eskimiş sokak aydınlatmalarının yenilenmesi,
Caydırıcı ve sürekli bir güvenlik planı.
Ancak hem İç İdare Bakanlığı’na hem de Lizbon Belediye Başkanı Carlos Moedas’a yapılan görüşme taleplerinin üzerinden aylar geçmesine rağmen somut bir geri dönüş alınabilmiş değil.
İşin en can sıkan tarafı ise, sokak ortasında güpegündüz ateş açıp bir turistin yaralanmasına yol açan şüphelinin kısa süre sonra serbest kalması oldu. Şehrin merkezinde huzurla yürümek, vitrinlere bakıp kahve içmek isterken arkamızı kollamak zorunda kalmak Lizbon’a hiç yakışmıyor. Yetkililerin bu tabloyu daha fazla görmezden gelmemesi gerekiyor.
Kaynak: Natasha Donn / Portugal Resident (SIC Notícias aktarımıyla)
Görsel Kaynağı: SIC Notícias (Ekran görüntüsü)
Detayları okumak için kaynağı ziyaret edebilirsiniz.
Kaynağa Git ↗