Portekiz’e taşınma hayali kurup da iş bütçe hesaplamaya gelince Lizbon’un astronomik ev fiyatlarına takılmayan neredeyse yok gibi. Amerika’dan yola çıkan Ann ve Matt Miller çiftinin hikayesi de tam olarak bu noktada başlıyor. Çocuklar büyüyüp evden uçunca, 55 yaşında emekliliğe hak kazanan Matt ve uzaktan çalışan eşi Ann, sakin, fırınına yürüyerek gidilen, deniz havası alabilecekleri bir Avrupa hayatının peşine düştüler.
D7 vizesiyle yola çıkan çift, Lizbon’daki 450 bin Euro civarındaki 2+1 fiyatlarını görünce hemen rotayı güneye çevirdi. Lizbon’a banliyö treniyle bir saatten daha kısa mesafede olan, meşhur kızarmış kalamarı (choco frito), taze balık pazarı ve sakin sahil yaşamıyla bilinen Setúbal kapıyı araladı.
Masadaki Üç Farklı Ev ve Zor Karar
Portekiz’de bir bankadan kredi ön onayını alıp yaklaşık 350 bin Euro bütçeyle yola çıktılar. Önlerinde üç net seçenek vardı:
1. Seçenek (Merkeze En Yakın ve Deniz Manzaralı): Beşinci katta, harika manzaralı bir 2+1. Fiyatı 288 bin Euro ile bütçenin oldukça altındaydı. Ancak mutfak ve banyolar çok eskiydi. Yeni bir ülkede tadilat işleriyle, ustalarla uğraşmanın getireceği stresi göze alamadılar.
2. Seçenek (Bahçeli ve Barbekülü Teras Katı): Tren istasyonuna 5 dakika mesafede, geniş bahçeli ve garajlı bir 3+1. İstenen fiyat 325 bin Euro’ydu. Fakat hemen bitişiğindeki tarihi kalıntı inşaatı ve ilk alıcının vazgeçmesi sonrası fiyatın aniden 5 bin Euro artırılması ciddi bir soru işareti yarattı; vazgeçtiler.
3. Seçenek (Açık Mutfak ve Balkonlu Daire): Merkeze 10 dakika yürüme mesafesinde, modern bir binanın 4. katında yer alan 2+1 daire. Amerikan mutfaklı, ferah ve oturmaya hazır. Başlangıçta 335 bin Euro isteniyordu.
Pazarlık Masası ve Portekiz Gerçekleri
Ev sahibinin başka bir ev almak için bu satışı acil tamamlamak istemesini fırsat bilen çift, sıkı bir pazarlıkla fiyatı 317 bin Euro’ya indirmeyi başardı. Aylık 50 Euro aidat ve yıllık yaklaşık 166 Euro emlak vergisiyle tam aradıkları dengeyi yakaladılar.
Kasım ayında imzalar atıldı, temmuzda ise tamamen yerleştiler. Elbette işin içine girince Portekiz’in kendine has bürokrasisi ve temposu kendini hemen gösterdi. Eski ev sahibinin tavandaki lambalara kadar her şeyi söküp sadece çıplak kabloları bırakması, mobilya teslimatlarının uzaması gibi tatlı-sert tecrübelerle "burada işlerin biraz daha yavaş aktığını" bizzat gördüler.
Bugün Setúbal’ın hareketli akşamlarının, sokak sanatının ve yıl boyu açık havada yaşayabilmenin tadını çıkarıyorlar. Lizbon’un merkezinde sıkışıp kalmak yerine biraz dışarı açılmanın, bütçeyi zorlamadan kaliteli bir hayat kurmanın hala mümkün olduğunu gösteren çok güzel bir örnek.
Kaynak: The New York Times / Shannon Sims
Görsel Kaynağı: Rodrigo Cardoso (The New York Times)
Detayları okumak için kaynağı ziyaret edebilirsiniz.
Kaynağa Git ↗