Geçen gün Avrupa sınırlarında yaşanan son krizin detaylarına bakarken yine aynı şeyi düşündüm: Ne zaman sınırda insani bir dram yaşansa, politika sahnesi bir anda suçlama yarışına dönüyor. İspanya’nın Kuzey Afrika’daki özerk bölgesi Ceuta’da tam olarak bu yaşanıyor. Fas sınırından 50.000 ile 60.000 arasında insanın Ceuta’ya geçtiği söyleniyor. Çoğu genç, sosyal medyadaki "sınır açık" söylentilerine kanıp kendisini sulara atmış. Şehrin morgunda 88 cesedin olduğu belirtiliyor, 72 kişinin ölümü ise maalesef resmi olarak doğrulandı. Sahneler gerçekten ürpertici. İşte tam bu noktada İtalya ve Danimarka başı çekerek bir açık mektup hazırladı. 22 AB ülkesinin imzaladığı bu mektup, faturayı dolaylı yoldan İspanya’nın "gevşek" göç politikalarına ve 1,2 milyon kişiyi yasallaştırma planına kesiyor. "İspanya’nın kontrolsüz geçişleri 'çekici faktör' yaratıyor" diyorlar. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez ise haklı olarak köpürmüş durumda; bu tutumu "bencilce ve bölücü" olarak tanımlıyor. Portekiz Neden İmzalamadı? Siyasi arenadaki bu restleşmede bizim Başbakan Luís Montenegro ve Portekiz hükümeti çok net bir çizgi çekti: Bu mektubu imzalamıyoruz. Yalnız değiliz; Fransa, Lüksemburg ve İrlanda da imzalarını geri çekti. Montenegro’nun benimsediği yaklaşımı sahada ve diplomasi masasında çok doğru buluyorum. Bizim tutumumuz şu: Sıkı sınır kontrolü ve kurallar elbette olsun ama insan onurunu ve insani yaklaşımı da çöpe atamazsınız. Salı günü yapılacak olağanüstü AB İçişleri Bakanları Toplantısı’nı destekliyoruz çünkü birliğin bu konuda ortak bir akıl üretmesi gerekiyor. Ancak kriz zamanlarında bir ülkeyi parmakla gösterip suçlamak yerine, kuralları olan ama "insaniyetini kaybetmemiş" koordineli bir sisteme odaklanmamız şart. Arka Planda Ne Var? Hibrit Saldırı mı, Kendiliğinden Gelişen Bir Akın mı? İşin siyasi boyutu ve kulisleri ise çok daha karmaşık. Fas’ın bu insan seline bilerek göz yumup yummadığı tartışılıyor. 2021’de Batı Sahra krizinde 10.000’den fazla kişinin bir gecede girmesini hatırlayın; bu tür hamleler bölgede ilk kez yaşanmıyor. Uzmanlar Ne Diyor? San Francisco Üniversitesi’nden Prof. Stephen Zunes, otobüslerle sınıra getirilen gençleri ve sınır görevlilerinin rahatlığını işaret ederek olayın Fas tarafından organize edildiğinin "açık" olduğunu savunuyor. Cádiz Üniversitesi’nden uluslararası hukuk uzmanı Miguel Ángel Acosta Sánchez ise durumu doğrudan tanımlıyor: "Bu, Fas'ın İspanya'ya karşı düzenlediği bir hibrit saldırıdır." İspanya’nın Cezayir ile yeni bir gaz anlaşması yapıp Fas’ı transit gelirinden mahrum bırakmasının hemen ardından bu krizin patlaması da bir tesadüf gibi durmuyor. Siyaset Kazanı Kaynıyor: Sınırın öte yanında aşırı sağcı Vox lideri Santiago Abascal Ceuta’ya gidip bunu bir "işgal ve savaş eylemi" ilan etti bile. Okyanusun diğer tarafında Trump ve ekibi ise Fox News’taki bu görüntüleri ABD’deki seçim kampanyalarında propaganda malzemesi olarak kullanmaya başladı. Sonuçta olan yine kıyıya vuran o çaresiz insanlara oluyor. İtalya gibi ülkeler İspanya’dan gelenlere sınır kontrolleri koyarak Schengen’i fiilen askıya alırken, Portekiz’in bu kutuplaştırıcı dilden uzak durup mantıklı ve dengeli bir pozisyonda kalması, krizin yönetimi açısından son derece değerli bir duruş. Haber Kaynağı: Natasha Donn / The Portugal Resident (3 Ağustos 2026) — Diário de Notícias, Expresso ve Trapézio.eu kaynaklı Görsel Kaynağı: Christian Lue / Unsplash
Detayları okumak için kaynağı ziyaret edebilirsiniz.
Kaynağa Git ↗